Özgür Kaya
Bana Tarafsız Yayıncılıktan Bahsetmeyin
19 Eylül 2016 Pazartesi 22:16:48

Efendim, basın yayın ve medya sektöründe, hemen hemen herkesin kullandığı artık klişe olmuş bir terim vardır. “tarafsız basın”, “tarafsız habercilik”, “tarafsız yayıncılık” gibi. Bunu daha da uzatabiliriz.

Peşin peşin söyleyeyim. Böyle bir iddia ile yayın yapan şahıs, kurum ya da her ne olursa olsun benim gözümde yalancıdır. Eğer bu sektörde faaliyet gösteriyorsanız tarafsız olma gibi bir şansınız yoktur, olamaz da.

Sosyal yaşantımızda bile insanların tarafsız olması gibi bir durum söz konusu değildir. Her insan fıtri bir karakterle tertemiz saf ve masum olarak doğar. Fikri karakteri ise zamanla oluşur. Bunda bireyin yaşadığı aile ortamı, sosyal çevre, almış olduğu eğitim modeli, beslendiği fikir kaynakları v.b birçok durum etkili olur. Belirli bir yaşa kadar çeşitli fikir kaynaklarından beslenen insan artık fikri bir olgunluğa ererek tarafını belirler. Artık bundan sonra bireyler her zaman kendi fikri karakterine göre hareket eder, olayları kendi fikri karakterine göre yorumlar ve kendi fikir yapısını savunur. Eğer basın medya sektöründe de faaliyet gösteriyorsanız yayınlarınız kendi fikri karakterinize göre şekillenir.

Ülkemizde toplumun sosyal yapısını incelediğimizde birçok farklı fikir yapısına sahip grupların olduğunu görürüz. İslamcı, sağcı, solcu, dindar, muhafazakar, radikal İslamcı, milliyetçi, sosyalist, liberalist, Atatürkçü, Kemalist, v.s. Bu gruplardaki her birey kendi fikri karakterini savunur ve her basın mensubu, her yayın kuruluşu kendi fikri karakteri doğrultusunda yayın yapar. Yani uzun lafın kısası herkesin bir tarafı vardır. Farklı ideolojik fikirleri savunan onlarca grup olmasına rağmen basın yayın ve medya sektöründe bence iki taraf mevcuttur.

Peki o halde tarafımız ne olmalı? Aslında tek seçeneğimiz var. “Milli Basın”, “Milli Habercilik”, “Milli Yayıncılık”. Hangi fikri ideolojiye sahip olursanız olun seçeneğiniz bu olmalı. Bazı kişilerde şöyle bir kanaat hakimdir. Sadece dindar insanlar vatanını, milletini, bayrağını ve devletini sever, savunur. Ama bunun böyle olmadığını 15 Temmuz darbe kalkışmasında ve sonrasında, medyamızdaki dayanışma ve toplumun her kesiminden insanımızın kenetlenerek ortaya koymuş olduğu tepki en güzel şekilde ispat etmiştir.

Basın yayın ve medya sektöründe faaliyet gösteren bir şahıs ya da kurum, eğer ben milli basınım, milli haberciyim, milli yayıncıyım diyorsa şeksiz, şüphesiz her şart ve koşulda dinimizi, bayrağımızı, milletimizi, vatanımızı ve devletimizi savunmak ve müdafaa etmek zorundadır. Bunu yapamıyorsanız milli olmayan  gayr-i milli basın yayın ve medya grubunda yer almış olursunuz. Hoşgörü adına, tarafsızlık adına, bazı kesimlere şirin görünmek için devletinin ve milletinin yanında yer alamayanların da durumu aynıdır.

Gelelim tarafsızlık meselesine. Aslında “tarafsız yayıncılık” tarafınızı seçmiş olduğunuz andan itibaren ortaya çıkan bir durumdur.

Tarafında yer almış olduğunuz kitleye hiç toz kondurmayan, sürekli onları pohpohlayan bir yayın politikanız varsa tarafsızlığınızı kaybetmişsinizdir.

Tarafında yer almış olduğunuz kitlenin yanlışlarını görüyor ve bunu gündeme taşımayıp görmezden geliyorsanız, onları yanlışlarından dolayı ikaz etmiyorsanız tarafsızlığınızı yitirmişsinizdir.

Hakkın ve haklının yanında yer almanız gerekirken, güçlünün yanında duruyorsanız “tarafsız yayıncılık” sizin için sadece içi ve manası boş iki kelimeden ibarettir vesselam.

Ha birde unutmadan tarafsızlığımızı kaybetmemenin formülünü vereyim mi sizlere? Çok basit kimseye gebe kalmayacaksın arkadaş.

NE OLACAK BU KARAMAN MEDYASI’NIN HALİ?

Geçenlerde basın camiasından arkadaşlar sosyal medyada bir serzenişte bulundular. Cebinde 300 Lirası olan ve bir domain tescil eden herkes haber sitesi açıyormuş. Öyle ki artık Karaman adıyla tescil edebilecek domain bile kalmadı, domain tescili mahalle isimlerine kadar indi. Hani haksız da sayılmaz yani.

Ama olaya birde farklı pencereden bakmak lazım. Basın yayın sektörü kimsenin tekelinde değildir. İmkanı olan herkes resmi olmak kaydıyla dilerse bu işi yapabilir. Yeni birilerinin sektöre girmiş olması aslında bir kazançtır. Önemli olan haber sitesini açmak değil, içerik olarak Karaman halkına farklı şeyler sunabilmektir. Bunu yapamayanlar zaten bir süre sonra ortadan kaybolup gidiyor. Yani sonuç şu; Birilerinin iyi bir şeyler yapması rekabeti beraberinde getirir. Rekabet ise kaliteyi yükseltir.

Arkadaşlardan biri de çok güzel bir dilekte bulundu. Bir finansör olsa da Karaman’ımızın da uydudan yayın yapan bir televizyonu olsa ne güzel olurdu. Maalesef Karaman adına şu ana kadar atılmamış çok geç kalınmış bir adım.

Bir acı gerçeği daha itiraf etmeden geçemeyeceğim. Karaman adına bir şeyler yapmaya çalışan bu memleketin çocuğuna gelince 100 Liranın hesabını yapan, kendi memleketimizin futbol takımına, Adana'da, Konya'da, şurada, burada sponsor firma arattıran sevgili patronlarımızla mı bu hayali gerçekleştireceğiz? Güldürmeyin beni.

karamanlife.com Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı